Kamuda tasarruf tedbirlerine tepki gösteren akademisyen, “Kamu emekçisi maaşının büyük bir kısmı lojman kirasına gidecektir. Ulaşım hatları üzerinde ikamet etmeyenler mecburen aylık ortalama 2 bin TL yol parası vermek zorunda” dedi.

Eğitim Sen Bolu Şubesi ve BAİBÜ Öğretim Elemanları Derneği, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi aktivite merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Dilek Çakman tarafından okunan basın açıklamasında, uygulama alınan kamuda tasarruf tedbirlerine tepki gösterildi. Lojman ve servis hakkına ilişkin mesaj verildi. Basın açıklamasından satırlar şöyle:

“EMEK DÜŞMANI HAMLELER PAKETİN ÖZÜNDE”

“Kamuda ölçüsüz bir gösteri tüketimini 22 yıldır sürdüren siyasi iktidar emekçiler için yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin derinleşeceği ve farklı sermaye grupları için yeni zenginleşme kaynakları yaratacak olan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi adıyla bir saldırı paketini açıkladı. IMF kemer sıkma programlarının tipik özellikleri kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, bütçelerden ayrılan payın düşürülmesi, çalışan sayılarında azaltmaya gidilmesi, maaşların düşürülmesi ya da enflasyona sabitlenmesi gibi birçok emek düşmanı hamleler bu paketin de özünde bulunmaktadır.

“YILDAN YILA ALABİLDİĞİNE KISITLANMIŞ”

2006 bütçesinde bütçe giderlerinden genel kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 39,5 iken bu oran her yıl düşürülerek 2024 bütçesinde kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 29’a kadar inmiştir. 2016 yılı bütçesinden eğitim hizmetlerine ayrılan pay yüzde 17,8 iken 2023 bütçesinde yüzde 11,2 ile dip seviyeyi görmüştür. Bütçe verilerinden de anlaşılacağı üzere kamu hizmetlerine yapılan harcamalar, yatırımlar zaten yıldan yıla alabildiğine kısıtlanmış durumdadır.

ALPAGUT MAHALLESİ'NDE HAZIR GİYİM VE DERİ AKSESUARLARI SERGİSİ AÇILDI ALPAGUT MAHALLESİ'NDE HAZIR GİYİM VE DERİ AKSESUARLARI SERGİSİ AÇILDI

“PERSONEL ALIMI EMEKLİ OLANLARLA SINIRLANMAKTA”

Paket ile kamuya personel alımı emekli olanlarla sınırlanmakta, destek personel sayısı ise kademeli olarak azaltılmakta, esnek çalışma getirilmektedir. Tasarruf paketi ile savunma ve güvenlik hariç, en çok engellileri ve kadınları etkileyecek olan kamuda personel servis hizmeti toplu taşıma olan yerlerde kaldırılmaktadır. İlimizde ulaşımın zaten sorunlu ve pahalı olması servis hakkının üniversite personelinin elinden alınması ile daha da kaotik hale gelmesine neden olacaktır.  Ayrıca ulaşımın en temel insan hakkı olduğu noktada özellikle ulaşım hatları üzerinde ikamet etmeyenler mecburen aylık ortalama 2 bin TL yol parası vermek zorunda kalacak ve de günlük yemek parası da düşünüldüğünde 37 bin TL maaş alan bir üniversite personeli maaşının yüzde 8'den fazlasını kaybedecektir.

“KAMU EMEKÇİSİ MAAŞININ BÜYÜK BİR KISMI LOJMAN KİRASINA GİDECEKTİR”

Pakette yer alan konulardan biri de, lojman kiraları ve sosyal tesis ücretlerinin rayiç bedel üzerinden, yani piyasa koşullarına göre arttırılacağı hususudur. Rayiç bedel oranının tam net olmaması nedeniyle bir kamu emekçisi maaşının büyük bir kısmı lojman kirasına gidecektir. Üniversite sayısı ve öğrenci sayısındaki hızlı artışa rağmen, yükseköğretim bütçesinin söz konusu artışı karşılayabilecek kadar arttırılmadığı aksine oransal olarak azaldığı bir ortamda tasarruf tedbirleri ile yükseköğretimde uzun süredir yaşanan yoğun ticarileşme sürecinin artarak devam edeceği, öğrencilerin barınma ve burs sorununun süreceği ve ceplerinden yapacakları eğitim harcamalarının belirgin bir şekilde artacağıdır.

“DEVLETİN BİRİNCİL SORUMLULUĞU ALTINDADIR”

Kamusal eğitimin gereği olan kalemlerde kesintiye gidilmesi halinde bu durumun eğitim sistemi üzerinde telafisi güç sorunlar yaratması kaçınılmaz olacaktır. Kamusal eğitim, diğer tüm kamusal hizmetler gibi devletin birincil sorumluluğu altındadır. Yapılması gereken Kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesi ve sadece eğitimde ve yükseköğretimde değil, bütün alanlarda kamu harcamalarının payının belirgin bir şekilde arttırılması gerekmektedir.  Eğitim alanı başta olmak üzere kamu hizmetlerinin hiçbir alanında halkın günlük yaşamını olumsuz etkileyecek kısıtlamaya gidilmemelidir.”

Editör: Ahmet İshak GÜLEN