Eski İl Müftüsü Ali Rıza Tahiroğlu, kurban bayramının sadece et paylaşımından ibaret olmadığını vurgulayarak;  “Öyle bir ibadet ki; hem sizi Allah’a yaklaştırıyor manevi boyutuyla hem de maddi boyutu ile ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını karşılıyorsunuz. Kurban bayramı dini ve insani boyutundan bakılınca kardeşlerimize paylar dağıtarak yardımlaşma ve paylaşma duygusunun en güzel örneğidir” dedi.

Özel Haber: Aslı Akış

İslam'ın önemli ibadetlerinden olan ve Müslümanları bir araya getirmeye vesile olan kurban ibadeti ile ilgili Köroğlu TV mikrofonlarına değerlendirmelerde bulunan Bolu eski il Müftüsü Ali Rıza Tahiroğlu, kurban ibadetinin Hazreti Adem'den günümüze kadar devam ettiğini anımsattı. Her ibadette olduğu gibi kurban ibadetinde de en önemli unsurun halis niyet olduğunu belirten Tahiroğlu Allah katında niyete göre kurbanın değerinin arttığını söyledi.

BOLU’NUN YENİ TAKICISI AÇILDI BOLU’NUN YENİ TAKICISI AÇILDI

“KURBAN İLK İNSANLIK TARİHİNİN BAŞLANGICINA KADAR GİDER”

Kurbanın sözlük ve dini terim manalarını açıklayarak sözlerine başlayan Tahiroğlu; “Kurban biliyorsunuz ilk insanlık tarihinin başlangıcına kadar gider. Hazreti Adem'in çocukları Habil ile Kabil arasındaki biri ekin Allah'a kurban ediyor diğeri de koç kurban ediyor. Koç kurban edeninki kabul oluyor, Öbürü ufak tefek şeyler vermeye çalışıyor o da kabul olmuyor. Hasetliğinden, dolayı da kabil, habili katlediyor. O günden günümüze, kıyamete kadar bu kurban ibadeti devam ediyor. Bize de İbrahim Aleyhisselam'dan kalma bir kurban geleneğimiz var. Bu vacip bir ibadet.  Dolayısıyla İbrahim Aleyhisselam’dan peygamber efendimize kadar geliyor Peygamber Efendimiz de sünnete ‘babanız İbrahim'in sünnetidir’ buyuruyor kurban için” şeklinde konuştu.

“PEYGAMBER EFENDİMİZ İKİ KURBAN KESERMİŞ”

Tahiroğlu, peygamber efendimizin her kurban bayramında iki kurban kestiğinin nedenini anlatarak; “Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam her Kurban Bayramı'nda iki kurban kesermiş. Biri kendisi, eşi, eşleri, çocukları, çevresi için birinci derecede yakınları için, diğeri de ümmetinden kurban kesemeyenler için. Onların mahzun olmasına hiç gerek yok diyerek imkanları olmayan, fakir fukaranın, garip gurebanın, kurbanlarını da peygamber efendimiz kesermiş. Bu bağlamda kurban onun bize bırakmış olduğu vacip bir ibadet. Kur'an-ı Kerim'de de kurbanla alakalı birçok yerde ifade geçmektedir. Fakat mezhepler arasında farklı görüşler olmakla beraber her mezhepte kurban vardır ve önemli bir ibadettir.” dedi.

KURBAN KESMENİN HEM MANEVİ HEM MADDİ BOYUTU VARDIR”   

Kurban’ın kelime anlamı itibariyle yaklaşmak, yakın olmak, Allah'a yakın olmaya vesile olan şey anlamına geldiğini belirten Ali Rıza Tahiroğlu; “ Yani bir Müslüman olarak Allah'a yakın olmak istiyoruz. Peki, bizi yaklaştıracak olan şey nedir? Bizim iyi amellerimizdir, takvamızdır, yaptığımız yapacağımız salih amellerimizdir. İşte bunlardan bir tanesi de bir kurban olma vasıflarını taşıyan küçükbaş ya da büyükbaş hayvanlardan Allah için kesmek ve kurban etmek. Allah'a ne eti ulaşır ne de kanları. Sadece niyetimiz ulaşır.  Geriye kalan işte etidir, derisidir, kellesidir, sakatatıdır sosyal bir görevdir ve ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırılması gerekir. Öyle bir ibadet ki; hem sizi Allah’a yaklaştırıyor manevi boyutu hem de maddi bir boyutu var ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını karşılıyorsunuz. Bu bağlamda eşsiz bir ibadet olarak karşımıza çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

“BAYRAMLAŞMAK İNSANIN İÇİNİ ISITIYOR”

Tahiroğlu, Bayramlarda menfaat gözetmeden bir arada olmanın değerine işaret ederek “Bu bayram münasebetiyle kırgınların dargınların buluşması, barışması, sıla-i rahim dediğimiz akraba ziyaretleri, küçüklerin büyüklerinin ellerini öpmesi, büyüklerin küçükleri sevindirmesi, gözlerinden öpmesi, kaynaşmak, bir araya gelmek, sosyalleşmek tabiri caizse hepsi bu bayram münasebetiyle olan işlerdir. İstanbul’dan Ankara’dan annesini, babasını, akrabalarını ziyaret etmek için Bolu’ya gelenler var. Bayram sabahı camilerimizin tamamı tıklım tıklım dolu olur. Bayram namazları kılınır sonra büyüklerinin ellerini öper ve kurbanlarını kesip olmayan kardeşlerimize paylar dağıtarak hem dini boyutunu hem de insani boyutunu yardımlaşma paylaşma duygusunu hep birlikte beraberce yaşarlar. Aslında herkes birbirini görüyor ama bayramda görüşmek farklı bir durum. Tamamen ulvi bir anlam taşıyor. Son derece insanların hoşuna gidiyor. Hiçbir çıkar menfaat gözetilmeden sadece hatır sormak, bayramlaşmak insanın içini ısıtıyor.” diye konuştu.

Editör: Ahmet İshak GÜLEN